Hap Bilgiler
1. TBMM’nin Kuruluşu
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmıştır. TBMM’nin açılmasıyla Milli Mücadele’nin siyasi merkezi oluşturulmuş, işgallere karşı yürütülen mücadele meşru bir otoriteye bağlanmıştır. Bu gelişme, aynı zamanda milli egemenlik ilkesinin fiilen hayata geçirilmesi bakımından büyük önem taşır.
2. Düzenli Ordunun İlk Zaferi
Birinci İnönü Muharebesi, Batı Cephesi’nde Yunan kuvvetlerine karşı kazanılmıştır. Bu savaş, yeni kurulan düzenli ordunun ilk askeri başarısı kabul edilir. Zafer, TBMM’ye ve düzenli orduya duyulan güveni artırmış; Milli Mücadele’nin hem içte hem dışta saygınlık kazanmasına katkı sağlamıştır.
3. Doğu Cephesi Komutanı
Doğu Cephesinde Ermenilere karşı mücadeleyi yöneten komutan Kazım Karabekir Paşadır. Kazım Karabekir’in başarıları sayesinde Ermeni ilerleyişi durdurulmuş ve doğu sınırının güvenliği büyük ölçüde sağlanmıştır. Bu cephedeki başarı, TBMM’nin askeri ve siyasi otoritesini güçlendirmiştir.
4. TBMM’nin İlk Uluslararası Antlaşması
Gümrü Antlaşması, 3 Aralık 1920’de TBMM ile Ermenistan arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma, TBMM’nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma kabul edilir. Gümrü ile Ermenistan, Sevr Antlaşması’nı tanımadığını kabul etmiş ve Doğu Cephesi’nde TBMM lehine önemli bir siyasi sonuç elde edilmiştir.
5. Güney Cephesi’nin Özelliği
Güney Cephesinde mücadele, büyük ölçüde düzenli ordu yerine halkın oluşturduğu Kuvâ-yi Milliye birlikleriyle yürütülmüştür. Antep, Maraş ve Urfa halkı, Fransız ve Ermeni işgal güçlerine karşı büyük bir direniş göstermiştir. Bu cephe, halk direnişinin Milli Mücadele’deki gücünü gösteren en önemli örneklerden biridir.
6. Güney Cephesi’ni Kapatan Antlaşma
Ankara Antlaşması, 20 Ekim 1921’de TBMM ile Fransa arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Fransa işgal ettiği bölgelerden çekilmiş ve Güney Cephesi resmen kapanmıştır. Ayrıca Fransa, TBMM ile antlaşma imzalayarak Ankara Hükûmeti’ni fiilen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur.
7. Misak-ı Milli’den Verilen İlk Taviz
Moskova Antlaşması, 16 Mart 1921’de TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Sovyet Rusya, Misak-ı Milli’yi ve TBMM’yi tanımıştır. Ancak Batum’un Gürcistan’a bırakılması, Misak-ı Milli’den verilen ilk taviz olarak kabul edilir. Buna karşılık doğu sınırının güvenliği açısından önemli kazanımlar elde edilmiştir.
8. İç İsyanlara Karşı Alınan Önlemler
TBMM, Milli Mücadele sırasında hem dış düşmanla hem de içeride çıkan isyanlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Meclis otoritesini korumak için Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmış ve İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. Bu önlemler, TBMM’nin otoritesini güçlendirmek ve Milli Mücadele’yi tek merkezden yürütmek amacı taşır.
9. Çerkez Ethem Olayı
Çerkez Ethem, başlangıçta Kuvâ-yi Milliye içinde önemli hizmetler yapmıştır. Ancak düzenli orduya katılmayı reddetmiş ve TBMM otoritesine karşı hareket etmiştir. Birinci İnönü Savaşı sırasında isyan etmiş, başarısız olunca Yunanlılara sığınmıştır. Bu olay, düzenli orduya geçişin zorunlu olduğunu gösteren önemli gelişmelerden biridir.
10. Subaylar Savaşı
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun çok sayıda eğitimli subayını kaybetmesi nedeniyle Subaylar Savaşı olarak da anılmıştır. Bu savaşta Yunan ordusunun taarruz gücü kırılmış, Türk ordusu savunmadan taarruza geçme imkânı elde etmiştir. Sakarya, Milli Mücadele’nin en önemli dönüm noktalarından biridir.
11. Mustafa Kemal’e Gazi ve Mareşal Unvanı
Sakarya Meydan Muharebesinden sonra TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi vermiştir. Bu unvan ve rütbe, Sakarya’da kazanılan büyük başarının ve Mustafa Kemal’in başkomutanlık rolünün TBMM tarafından resmen takdir edildiğini gösterir.
12. Doğu Sınırının Kesinleşmesi
Kars Antlaşması, 13 Ekim 1921’de TBMM ile Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla doğu sınırımız büyük ölçüde kesinleşmiştir. Kars Antlaşması, daha önce Gümrü ve Moskova antlaşmalarıyla belirlenen doğu sınırı düzenlemelerini güçlendiren önemli bir diplomatik başarıdır.
13. Kurtuluş Savaşı’nın Askeri Safhasının Sona Ermesi
Mudanya Ateşkes Antlaşması, 11 Ekim 1922’de imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası sona ermiş, diplomatik süreç başlamıştır. Mudanya ile Doğu Trakya savaş yapılmadan geri alınmış ve İstanbul ile Boğazların TBMM’ye bırakılmasının yolu açılmıştır.
14. Karaağaç’ın Savaş Tazminatı Olarak Alınması
Lozan Antlaşmasında Yunanistan, Anadolu’da verdiği zararlara karşılık Karaağaç ve çevresini Türkiye’ye savaş tazminatı olarak bırakmıştır. Bu durum, Lozan’da Türkiye’nin yalnızca bağımsızlığını değil, savaşın sonuçlarına dair haklarını da savunduğunu gösterir.
15. Lozan’da Çözülemeyen Tek Sorun
Musul Meselesi, Lozan Barış Konferansı’nda çözülemeyen en önemli konudur. Irak sınırı ve Musul’un durumu, Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır. Bu konu daha sonra Türkiye’nin dış politikasında önemli bir sorun olarak devam etmiş ve 1926 Ankara Antlaşması ile sonuçlanmıştır.
16. Nüfus Mübadelesi
Lozan Antlaşmasında Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi kararlaştırılmıştır. Buna göre İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler hariç olmak üzere, iki ülke arasında nüfus değişimi yapılmıştır. Bu karar, iki devlet arasında azınlık sorunlarını azaltmayı amaçlamıştır.
17. Kapitülasyonların Kaldırılması
Lozan Antlaşması ile kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmıştır. Kapitülasyonların kaldırılması, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını kazanması açısından büyük önem taşır. Bu gelişme, tam bağımsızlık anlayışının yalnızca siyasi değil, ekonomik alanda da hayata geçirildiğini gösterir.
18. Sevr Antlaşması’nın Geçersiz Kılınması
Lozan Antlaşması, Osmanlı Devleti’ne dayatılan ve TBMM tarafından reddedilen Sevr Antlaşmasını tamamen geçersiz hâle getirmiştir. Sevr, Türk milletini bağımsızlıktan yoksun bırakmayı hedeflerken; Lozan, yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığını uluslararası alanda kabul ettirmiştir.
19. Büyük Taarruz
Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922’de başlamış ve 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaşmıştır. Bu zaferle Yunan ordusu büyük ölçüde imha edilmiş ve Anadolu’nun işgalden kurtarılması süreci hızlanmıştır. Büyük Taarruz, Milli Mücadele’nin askeri sonucunu belirleyen en önemli gelişmedir.
20. Tekâlif-i Milliye Emirleri
Tekâlif-i Milliye Emirleri, Sakarya Savaşı öncesinde ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanmıştır. Bu emirlerle halktan yiyecek, giyecek, taşıt, silah ve çeşitli malzemeler istenmiştir. Bu uygulama, milletin bütün imkânlarının bağımsızlık savaşı için seferber edildiğini gösterir.
21. İstiklal Mahkemeleri
İstiklal Mahkemeleri, TBMM’ye karşı çıkan isyanları bastırmak, asker kaçaklarını önlemek ve Milli Mücadele’nin güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu mahkemelerin üyeleri doğrudan TBMM içinden seçilen milletvekillerinden oluşmuştur. Bu durum, güçler birliği anlayışının olağanüstü şartlarda uygulandığını gösterir.
22. TBMM’yi Tanıyan İlk İtilaf Devleti
Fransa, 1921 Ankara Antlaşması ile TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur. Bu antlaşma, İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını artırmış ve Milli Mücadele’nin diplomatik başarısını güçlendirmiştir. Ayrıca Güney Cephesi’nin kapanmasıyla Batı Cephesi’ne daha fazla güç aktarılabilmiştir.
23. XV. Kolordu
XV. Kolordu, Mondros Ateşkesi sonrasında tamamen dağıtılmayan önemli askeri birliklerden biridir. Doğu Cephesi’nde Kazım Karabekir Paşa’nın komutasında Milli Mücadele’ye büyük destek vermiştir. Bu kolordu, Doğu Cephesi’nde Ermenilere karşı kazanılan başarıların ana gücünü oluşturmuştur.
24. Londra Konferansı
Londra Konferansı, Birinci İnönü Zaferi’nden sonra toplanmıştır. TBMM bu konferansa katılarak askeri başarılarını diplomatik alanda duyurma ve Misak-ı Milliyi dünyaya anlatma fırsatı bulmuştur. Konferans, TBMM’nin uluslararası alanda muhatap alınmaya başladığını gösterir.
25. Hatay’ın Statüsü
1921 Ankara Antlaşması ile Hatay, Fransız mandasındaki Suriye sınırları içinde bırakılmıştır. Ancak bölgede özel bir yönetim kurulması ve Türk kültürünün korunması kabul edilmiştir. Bu durum, Misak-ı Milli’den taviz gibi görünse de Hatay’daki Türk varlığının hukuki güvence altına alınması bakımından önemlidir.
26. Yetimler Babası Kazım Karabekir
Kazım Karabekir Paşa, Doğu Cephesi’nde yalnızca askeri başarılarıyla değil, savaşta yetim kalan çocuklara sahip çıkmasıyla da tanınmıştır. Bu çocukların eğitimi ve korunması için çalışmalar yapmış, bu nedenle halk arasında Yetimler Babası olarak anılmıştır. Bu yönüyle Milli Mücadele’nin insani boyutunu da temsil eder.
27. Saltanatın Kaldırılması
Saltanat, 1 Kasım 1922’de TBMM tarafından kaldırılmıştır. Lozan Konferansı’na hem İstanbul Hükûmeti’nin hem de Ankara Hükûmeti’nin çağrılması, iki başlılık sorununu ortaya çıkarmıştır. Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiş ve Türkiye’de egemenliğin yalnızca millete ait olduğu kesinleşmiştir.
28. Boğazlar Komisyonu
Lozan Antlaşmasında Boğazların yönetimi, başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslararası bir komisyona bırakılmıştır. Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliği bu düzenlemeyle sınırlanmıştır. Bu sorun daha sonra 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye lehine çözülmüştür.
29. Lozan’da Azınlık Hakları
Lozan Antlaşmasında azınlıklar konusu Türkiye’nin iç meselesi olarak ele alınmış, gayrimüslim azınlıkların hakları güvence altına alınmıştır. Türkiye, azınlıkların Türk vatandaşı olduğunu vurgulayarak dış devletlerin bu konuyu iç işlerine müdahale aracı olarak kullanmasını engellemeye çalışmıştır.
30. Milli Mücadele’nin Çok Boyutlu Yapısı
Milli Mücadele, yalnızca düzenli orduların savaşı değildir. Bu süreçte Kuvâ-yi Milliye gibi düzensiz direniş güçleri, düzenli ordu birlikleri, diplomatik girişimler, kongreler, antlaşmalar ve halkın topyekûn desteği birlikte etkili olmuştur. Bu nedenle Milli Mücadele, askeri, siyasi, diplomatik ve toplumsal yönleri olan çok boyutlu bir bağımsızlık hareketidir.
Hap Bilgiler
1. TBMM’nin Kuruluşu
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmıştır. TBMM’nin açılmasıyla Milli Mücadele’nin siyasi merkezi oluşturulmuş, işgallere karşı yürütülen mücadele meşru bir otoriteye bağlanmıştır. Bu gelişme, aynı zamanda milli egemenlik ilkesinin fiilen hayata geçirilmesi bakımından büyük önem taşır.
2. Düzenli Ordunun İlk Zaferi
Birinci İnönü Muharebesi, Batı Cephesi’nde Yunan kuvvetlerine karşı kazanılmıştır. Bu savaş, yeni kurulan düzenli ordunun ilk askeri başarısı kabul edilir. Zafer, TBMM’ye ve düzenli orduya duyulan güveni artırmış; Milli Mücadele’nin hem içte hem dışta saygınlık kazanmasına katkı sağlamıştır.
3. Doğu Cephesi Komutanı
Doğu Cephesinde Ermenilere karşı mücadeleyi yöneten komutan Kazım Karabekir Paşadır. Kazım Karabekir’in başarıları sayesinde Ermeni ilerleyişi durdurulmuş ve doğu sınırının güvenliği büyük ölçüde sağlanmıştır. Bu cephedeki başarı, TBMM’nin askeri ve siyasi otoritesini güçlendirmiştir.
4. TBMM’nin İlk Uluslararası Antlaşması
Gümrü Antlaşması, 3 Aralık 1920’de TBMM ile Ermenistan arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma, TBMM’nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma kabul edilir. Gümrü ile Ermenistan, Sevr Antlaşması’nı tanımadığını kabul etmiş ve Doğu Cephesi’nde TBMM lehine önemli bir siyasi sonuç elde edilmiştir.
5. Güney Cephesi’nin Özelliği
Güney Cephesinde mücadele, büyük ölçüde düzenli ordu yerine halkın oluşturduğu Kuvâ-yi Milliye birlikleriyle yürütülmüştür. Antep, Maraş ve Urfa halkı, Fransız ve Ermeni işgal güçlerine karşı büyük bir direniş göstermiştir. Bu cephe, halk direnişinin Milli Mücadele’deki gücünü gösteren en önemli örneklerden biridir.
6. Güney Cephesi’ni Kapatan Antlaşma
Ankara Antlaşması, 20 Ekim 1921’de TBMM ile Fransa arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Fransa işgal ettiği bölgelerden çekilmiş ve Güney Cephesi resmen kapanmıştır. Ayrıca Fransa, TBMM ile antlaşma imzalayarak Ankara Hükûmeti’ni fiilen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur.
7. Misak-ı Milli’den Verilen İlk Taviz
Moskova Antlaşması, 16 Mart 1921’de TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Sovyet Rusya, Misak-ı Milli’yi ve TBMM’yi tanımıştır. Ancak Batum’un Gürcistan’a bırakılması, Misak-ı Milli’den verilen ilk taviz olarak kabul edilir. Buna karşılık doğu sınırının güvenliği açısından önemli kazanımlar elde edilmiştir.
8. İç İsyanlara Karşı Alınan Önlemler
TBMM, Milli Mücadele sırasında hem dış düşmanla hem de içeride çıkan isyanlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Meclis otoritesini korumak için Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmış ve İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. Bu önlemler, TBMM’nin otoritesini güçlendirmek ve Milli Mücadele’yi tek merkezden yürütmek amacı taşır.
9. Çerkez Ethem Olayı
Çerkez Ethem, başlangıçta Kuvâ-yi Milliye içinde önemli hizmetler yapmıştır. Ancak düzenli orduya katılmayı reddetmiş ve TBMM otoritesine karşı hareket etmiştir. Birinci İnönü Savaşı sırasında isyan etmiş, başarısız olunca Yunanlılara sığınmıştır. Bu olay, düzenli orduya geçişin zorunlu olduğunu gösteren önemli gelişmelerden biridir.
10. Subaylar Savaşı
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun çok sayıda eğitimli subayını kaybetmesi nedeniyle Subaylar Savaşı olarak da anılmıştır. Bu savaşta Yunan ordusunun taarruz gücü kırılmış, Türk ordusu savunmadan taarruza geçme imkânı elde etmiştir. Sakarya, Milli Mücadele’nin en önemli dönüm noktalarından biridir.
11. Mustafa Kemal’e Gazi ve Mareşal Unvanı
Sakarya Meydan Muharebesinden sonra TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi vermiştir. Bu unvan ve rütbe, Sakarya’da kazanılan büyük başarının ve Mustafa Kemal’in başkomutanlık rolünün TBMM tarafından resmen takdir edildiğini gösterir.
12. Doğu Sınırının Kesinleşmesi
Kars Antlaşması, 13 Ekim 1921’de TBMM ile Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla doğu sınırımız büyük ölçüde kesinleşmiştir. Kars Antlaşması, daha önce Gümrü ve Moskova antlaşmalarıyla belirlenen doğu sınırı düzenlemelerini güçlendiren önemli bir diplomatik başarıdır.
13. Kurtuluş Savaşı’nın Askeri Safhasının Sona Ermesi
Mudanya Ateşkes Antlaşması, 11 Ekim 1922’de imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası sona ermiş, diplomatik süreç başlamıştır. Mudanya ile Doğu Trakya savaş yapılmadan geri alınmış ve İstanbul ile Boğazların TBMM’ye bırakılmasının yolu açılmıştır.
14. Karaağaç’ın Savaş Tazminatı Olarak Alınması
Lozan Antlaşmasında Yunanistan, Anadolu’da verdiği zararlara karşılık Karaağaç ve çevresini Türkiye’ye savaş tazminatı olarak bırakmıştır. Bu durum, Lozan’da Türkiye’nin yalnızca bağımsızlığını değil, savaşın sonuçlarına dair haklarını da savunduğunu gösterir.
15. Lozan’da Çözülemeyen Tek Sorun
Musul Meselesi, Lozan Barış Konferansı’nda çözülemeyen en önemli konudur. Irak sınırı ve Musul’un durumu, Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır. Bu konu daha sonra Türkiye’nin dış politikasında önemli bir sorun olarak devam etmiş ve 1926 Ankara Antlaşması ile sonuçlanmıştır.
16. Nüfus Mübadelesi
Lozan Antlaşmasında Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi kararlaştırılmıştır. Buna göre İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler hariç olmak üzere, iki ülke arasında nüfus değişimi yapılmıştır. Bu karar, iki devlet arasında azınlık sorunlarını azaltmayı amaçlamıştır.
17. Kapitülasyonların Kaldırılması
Lozan Antlaşması ile kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmıştır. Kapitülasyonların kaldırılması, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını kazanması açısından büyük önem taşır. Bu gelişme, tam bağımsızlık anlayışının yalnızca siyasi değil, ekonomik alanda da hayata geçirildiğini gösterir.
18. Sevr Antlaşması’nın Geçersiz Kılınması
Lozan Antlaşması, Osmanlı Devleti’ne dayatılan ve TBMM tarafından reddedilen Sevr Antlaşmasını tamamen geçersiz hâle getirmiştir. Sevr, Türk milletini bağımsızlıktan yoksun bırakmayı hedeflerken; Lozan, yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığını uluslararası alanda kabul ettirmiştir.
19. Büyük Taarruz
Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922’de başlamış ve 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaşmıştır. Bu zaferle Yunan ordusu büyük ölçüde imha edilmiş ve Anadolu’nun işgalden kurtarılması süreci hızlanmıştır. Büyük Taarruz, Milli Mücadele’nin askeri sonucunu belirleyen en önemli gelişmedir.
20. Tekâlif-i Milliye Emirleri
Tekâlif-i Milliye Emirleri, Sakarya Savaşı öncesinde ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanmıştır. Bu emirlerle halktan yiyecek, giyecek, taşıt, silah ve çeşitli malzemeler istenmiştir. Bu uygulama, milletin bütün imkânlarının bağımsızlık savaşı için seferber edildiğini gösterir.
21. İstiklal Mahkemeleri
İstiklal Mahkemeleri, TBMM’ye karşı çıkan isyanları bastırmak, asker kaçaklarını önlemek ve Milli Mücadele’nin güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu mahkemelerin üyeleri doğrudan TBMM içinden seçilen milletvekillerinden oluşmuştur. Bu durum, güçler birliği anlayışının olağanüstü şartlarda uygulandığını gösterir.
22. TBMM’yi Tanıyan İlk İtilaf Devleti
Fransa, 1921 Ankara Antlaşması ile TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur. Bu antlaşma, İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını artırmış ve Milli Mücadele’nin diplomatik başarısını güçlendirmiştir. Ayrıca Güney Cephesi’nin kapanmasıyla Batı Cephesi’ne daha fazla güç aktarılabilmiştir.
23. XV. Kolordu
XV. Kolordu, Mondros Ateşkesi sonrasında tamamen dağıtılmayan önemli askeri birliklerden biridir. Doğu Cephesi’nde Kazım Karabekir Paşa’nın komutasında Milli Mücadele’ye büyük destek vermiştir. Bu kolordu, Doğu Cephesi’nde Ermenilere karşı kazanılan başarıların ana gücünü oluşturmuştur.
24. Londra Konferansı
Londra Konferansı, Birinci İnönü Zaferi’nden sonra toplanmıştır. TBMM bu konferansa katılarak askeri başarılarını diplomatik alanda duyurma ve Misak-ı Milliyi dünyaya anlatma fırsatı bulmuştur. Konferans, TBMM’nin uluslararası alanda muhatap alınmaya başladığını gösterir.
25. Hatay’ın Statüsü
1921 Ankara Antlaşması ile Hatay, Fransız mandasındaki Suriye sınırları içinde bırakılmıştır. Ancak bölgede özel bir yönetim kurulması ve Türk kültürünün korunması kabul edilmiştir. Bu durum, Misak-ı Milli’den taviz gibi görünse de Hatay’daki Türk varlığının hukuki güvence altına alınması bakımından önemlidir.
26. Yetimler Babası Kazım Karabekir
Kazım Karabekir Paşa, Doğu Cephesi’nde yalnızca askeri başarılarıyla değil, savaşta yetim kalan çocuklara sahip çıkmasıyla da tanınmıştır. Bu çocukların eğitimi ve korunması için çalışmalar yapmış, bu nedenle halk arasında Yetimler Babası olarak anılmıştır. Bu yönüyle Milli Mücadele’nin insani boyutunu da temsil eder.
27. Saltanatın Kaldırılması
Saltanat, 1 Kasım 1922’de TBMM tarafından kaldırılmıştır. Lozan Konferansı’na hem İstanbul Hükûmeti’nin hem de Ankara Hükûmeti’nin çağrılması, iki başlılık sorununu ortaya çıkarmıştır. Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiş ve Türkiye’de egemenliğin yalnızca millete ait olduğu kesinleşmiştir.
28. Boğazlar Komisyonu
Lozan Antlaşmasında Boğazların yönetimi, başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslararası bir komisyona bırakılmıştır. Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliği bu düzenlemeyle sınırlanmıştır. Bu sorun daha sonra 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye lehine çözülmüştür.
29. Lozan’da Azınlık Hakları
Lozan Antlaşmasında azınlıklar konusu Türkiye’nin iç meselesi olarak ele alınmış, gayrimüslim azınlıkların hakları güvence altına alınmıştır. Türkiye, azınlıkların Türk vatandaşı olduğunu vurgulayarak dış devletlerin bu konuyu iç işlerine müdahale aracı olarak kullanmasını engellemeye çalışmıştır.
30. Milli Mücadele’nin Çok Boyutlu Yapısı
Milli Mücadele, yalnızca düzenli orduların savaşı değildir. Bu süreçte Kuvâ-yi Milliye gibi düzensiz direniş güçleri, düzenli ordu birlikleri, diplomatik girişimler, kongreler, antlaşmalar ve halkın topyekûn desteği birlikte etkili olmuştur. Bu nedenle Milli Mücadele, askeri, siyasi, diplomatik ve toplumsal yönleri olan çok boyutlu bir bağımsızlık hareketidir.
.png)
Sizin Görüşünüz Bizim İçin Değerli!