Avrupa'da Yaşanan Gelişmeler ve 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti

Admin
By -
0
Avrupa’daki Gelişmeler ve 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti



AVRUPA’DA YAŞANAN GELİŞMELER VE 20. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ

Avrupa’daki Gelişmeler

Coğrafi keşiflerle dünyaya açılan ve zenginleşen Avrupalılar, sanat bilim ve kültür faaliyetlerine önem vermeye başladılar.
• 15. ve 16. Yüzyılda Avrupa’da “yeniden doğuş ” anlamına gelen Rönesans yaşandı. Rönesans’la Avrupa’da Skolastik düşünce Katolik kilisesinin otoritesi, İncil ve Hristiyanlığın yeniden yorumlanmasıyla sarsıldı. Akılcılık ve bilimselliği benimseyen pozitif bilimler Avrupa’ya egemen olmaya başladı.
• 16. yüzyılda Reform hareketleri sonucu Avrupa’da mezhep birliği bozuldu. Kilisenin düşünce, bilimsel gelişmeler ve kültürel faaliyetler üzerinde kurduğu baskı ortadan kalkmaya başladı.
• 17. yüzyılda Avrupa’da “Aydınlanma Çağı ” yaşanmıştır. Bilgiye ulaşmada akıl, deney ve gözlem yöntemi ortaya çıkmıştır.
Avrupa’daki bu gelişmeler, Fransız İhtilali ’nin çıkmasına sebep oldu.




SANAYİ İNKILABI

Yeni buluşların üretime uygulanması ile üretimde insan ve hayvan gücünün yerini makineler almaya başladı.
Sanayi Devrimi ilk olarak İngiltere’de dokumacılık alanında uygulandı.

Sonuçları:
Büyük fabrikalar kuruldu.
İşçi sınıfı ortaya çıktı.
Köylerden kentlere göçler hızlandı.
Buharlı tren ile buharlı gemi, ulaşımı geliştirdi.
Makine gücü, üretimi hızlandırdı ve seri üretime geçildi.
Artan üretimin ham madde ve pazar arayışı, önemli bir soruna dönüşmüştür.
Bu durum devletlerarası rekabetin artmasına ve sömürgeciliğin doğmasına ve I. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olmuştur.

Sömürgecilik:
(Sanayisi gelişen ülkelerin, dünyanın az gelişmiş ülke ve bölgelerini ele geçirme veya kaynaklarından yararlanma sürecidir .)




Fransız İhtilali (1789)

Nedenleri:
➤ Ülkenin mutlak krallık yöntemiyle yönetilmesi
➤ Halktan alınan ağır vergiler
➤ Halkın sosyal sınıflara ayrılması:
Soylular
Ruhban sınıfı (din adamları)
Burjuvalar (ticaretle uğraşırlar)
Köylüler

18. Yüzyılda yaptığı savaşlar, Fransa’yı ekonomik bakımdan çok yıpratmıştı.

Yaşanan ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlar sonucu çıkan olaylar, 14 Temmuz 1789’da halkın Bastille ( Bastil ) Hapishanesi’ne saldırıp siyasal mahkûmları serbest bırakması ile ihtilal başladı .

Bu ihtilal sonrasında dünyada eşitlik, adalet, demokrasi, insan hakları ve milliyetçilik gibi kavramlar hızla yayılmaya başladı.
Özellikle bu ihtimalin yaydığı milliyetçilik akımı Osmanlı Devleti gibi çok uluslu devletlerin parçalanmasına neden oldu.




20. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ

TANZİMAT FERMANI

Avrupalı devletlerin içişlerimize karışmalarını önlemek amacıyla 1839’da padişah Abdülmecid zamanında ilan edilmiştir.

Hiçbir kişi yargılanmadan cezalandırılmayacak, mahkemeler herkese açık olacak,
Tüm halk yasalar önünde eşit olacak,
Tüm halkın can, mal ve namus güvenliği sağlanacak,
Vergiler herkesin gücüne göre alınacak,
Askerlik, vatandaşlık görevi haline getirilecek ve belli esaslara bağlanacak.

Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti’nde anayasacılık fikrinin gelişmesi sağlanmış ve hukukun üstünlüğü ilkesi kabul edilmiştir.

NOT: HERKES İFADESİ KULLANILIR!




ISLAHAT FERMANI

Avrupa devletlerinin baskısı ile 1856’da “Islahat Fermanı’’ ilan edildi.
Fermanın amacı, Müslüman olmayan(Gayrimüslim) Osmanlı topluluklarının Müslümanlarla her yönden eşitliğini sağlamaktı.

➤ Müslüman olmayanlara(Gayrimüslim) bütün devlet memurluklarına atanabilme ve meclislere girebilme hakları tanındı.
➤ Müslüman olmayanların ibadet yeri ve okul açabilmeleri, din ve mezhebi yüzünden aşağılanmamaları, din değiştirmeye zorlanmamaları , bütün okullara ve askerî hizmete girebilmeleri, vergide Müslümanlarla eşit haklara sahip olmaları güvence altına alındı .
➤ Ferman’la tanınan haklar Osmanlı toplumunu birleştirme amacını taşısa da Avrupalı devletlerin Osmanlı iç işlerine daha çok müdahale etmesine neden oldu ve azınlıkların bağımsızlık hareketlerini engelleyemedi. Müslümanlarda karşı çıktı.

NOT: GAYRÜMÜSLİM İFADESİ KULLANILIR!




I. MEŞRUTİYET’İN (KANUN-U ESASİ) İLANI (1876)

1876 yılında Gençler Osmanlılar(Jön Türkler) olarak adlandırılan ve aydınlardan oluşan bir grup, halkın yönetime katılması ve devletin dağılmasının önlenebileceğini vurgulamış ve padişaha I. Meşrutiyet’i kabul ettirerek halkın ilk defa yönetime katılmasını sağlamışlardır.

➤ Türk tarihinde ilk defa anayasal düzene geçilmiş oldu.
➤ Osmanlı Devleti’nde halk ilk defa ülke yönetimine katılmıştır .
➤ Anayasada;
– Kişiler arası eşitlik
– Mal ve konut dokunulmazlığı
– Eğitim hakkı, vicdan hürriyeti
– Basın hürriyeti ve mahkemelerin bağımsızlığı
– Kişi hak ve hürriyetleri
– Padişaha; meclisi açma-kapatma, meclise yasa çıkarma için izin verme ve çıkardığı yasaları veto etme hakkı verilmiştir .

➤ II. Abdülhamit 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane ederek meclisi tatil etmiştir (1878 ).
II. Abdülhamit, 1908’e kadar ülkeyi tek başına yönetmiştir .
➤ İttihat ve Terakki Cemiyeti baskıları sonucu 1908’de II. Meşrutiyet Dönemi başlamıştır .
İttihat ve Terakki Cemiyeti I. Dünya Savaşı sonlarına kadar ülkeyi yönetmiştir.




FİKİR AKIMLARI

Osmanlı devletini dağılmaktan kurtarmak amacıyla Osmanlı aydınları tarafından ortaya atılan Kurtuluş çarelerine Fikir Akımları denir.
Osmanlıcılık, Türkçülük, İslamcılık, Batıcılık bunlardandır.

OSMANLICILIK:
Osmanlı devletinde yaşayan bütün milletlerin adalet, eşitlik kavramları ile bir arada tutmayı amaçlayan fikir akımıdır.
Devletin dağılmasını önleyecek şey dil, din, ırk ayırmadan eşitlik sağlanmasıdır.
Ziya Paşa, Mithat Paşa, Namık Kemal baş savunucularındandır.
Balkan Savaşlarından sonra Balkan milletleri isyan edince önemini yitiriyor.


TÜRKÇÜLÜK:
Devletin kurtuluşu bütün Türklerin milli duygularını tek çatı altında toplamasıyla sağlanır .
Bir diğer adı Pantürkizm dir .
Büyük Türk dünyası oluşturmak yani Turancılığı gerçekleştirmektir.
II. Meşrutiyet dönemi milliyetçilik isyanlarına tepki olarak doğmuştur .
Osmanlıcılık fikri zayıflamış, Türkçülük fikri önem kazanmıştır .
Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Yusuf Akçura, baş savunucularıdır.
Türkçülük Fikri Kurtuluş Savaşında Milli Birlik ve Beraberlik sağlamasında etkilidir.


İSLAMCILIK(ÜMMETÇİLİK):
Devletin kurtuluşu Tüm islam dünyasında Müslümanlık bilinci ile Halifelik makamı etrafında toplanarak sağlanacağını savunur.
II. Abdülhamit ve Mehmet Akif Ersoy savunucusudur.
I. Dünya Savaşında Osmanlı Padişahı Halife sıfatıyla cihat çağrısında bulundu.
Bu çağrıya uymayan Müslüman Araplar İngilizler hareket etti.
İslamcılık fikri uygulanabilirliğini yitirdi.


BATICILIK:
Osmanlı Devleti bulunduğu kötü durumdan yalnızca Tüm alanlarda batıyı örnek alırsa kurtulur düşüncesidir.
Osmanlı Devleti batı karşısında gerilemesiyle ortaya çıkmıştır.
Tevfik Fikret , Abdullah Cevdet baş savunucusudur.
Bu akım daha çok cumhuriyetin ilanından sonra yapılan İnkılaplarda etkili olmuştur.



Ayşe ÇELİKSOY DEMİR

Ayşe ÇELİKSOY DEMİR

Tarih Öğretmeni Sosyal Bilgiler Öğretmeni Öğrenci Koçluğu

© Ayşe ÇELİKSOY DEMİR. Bu içerik ve görseller telif hakkı ile korunmaktadır. İzinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz veya ticari amaçla kullanılamaz.



Etiket:

Yorum Gönder

0Yorumlar

Sizin Görüşünüz Bizim İçin Değerli!

Yorum Gönder (0)