Osmanlılarda 18.Yüzyılda Yapılan Islahatlar

Admin
By -
0



🎯GÜNÜN SORUSU:

Osmanlılarda Batı tarzı kurulan ilk modern orduya ne isim verilmiştir?


✅CEVAP : Nizamı Cedid



OSMANLI DEVLETİNDE 18. YÜZYIL ISLAHATLARI


Osmanlı Devleti’nde 18. Yüzyıl Islahatları Nedir?


Islahat, bir devletin bozulan kurumlarını düzeltmek, işleyişi iyileştirmek ve çağa ayak uydurmak için yaptığı yeniliklerdir. Osmanlı Devleti’nde 18. yüzyıl ıslahatları, özellikle Batı karşısında yaşanan askerî ve teknik geri kalmışlığın fark edilmesiyle başlamıştır. Bu dönem, Osmanlı’nın “biz neden geri kaldık?” sorusunu ilk kez açıkça sorduğu bir süreçtir.


Osmanlı Devleti bu yüzyılda tamamen sistemi değiştirmek yerine, bozulan alanları onarmayı hedeflemiştir. Yapılan ıslahatlar daha çok askerî, kültürel ve sanatsal alanlarla sınırlı kalmış; yönetim ve hukuk alanlarına dokunulmamıştır.




18. Yüzyıl Islahatlarının Ortaya Çıkış Nedenleri


18. yüzyılda Osmanlı Devleti, Avusturya ve Rusya gibi Avrupa devletleri karşısında üst üste askerî yenilgiler almıştır. Bu yenilgiler, ordunun teknik olarak geri kaldığını ve klasik sistemlerin artık işe yaramadığını ortaya koymuştur. Özellikle ateşli silahlar, topçuluk ve mühendislik alanlarında Avrupa’nın ilerlemesi Osmanlı’yı yenilik yapmaya zorlamıştır.


Bu dönemde Osmanlı yöneticileri ilk kez Batı’yı sadece bir düşman olarak değil, örnek alınması gereken bir model olarak görmeye başlamıştır. Böylece ıslahat anlayışı, eskiyi aynen korumak yerine Batı’dan yararlanma fikrine yönelmiştir.




Askerî Alanda Yapılan Islahatlar


18. yüzyıl Osmanlı ıslahatlarının merkezinde ordu yer alır. Çünkü devletin varlığı doğrudan askerî güce bağlıdır. Bu nedenle ilk ve en kapsamlı yenilikler askerî alanda yapılmıştır.

1734 yılında açılan Hendesehane (Kara Mühendishanesi), Osmanlı’nın Avrupa tarzındaki ilk teknik okuludur. Bu okulda matematik, geometri ve haritacılık gibi dersler verilerek modern subaylar yetiştirilmeye çalışılmıştır. Aynı dönemde Humbaracı Ocağı, Fransız kökenli Humbaracı Ahmet Paşa tarafından yeniden düzenlenmiş ve topçuluk alanında yenilikler yapılmıştır.


III. Mustafa döneminde Sürat Topçuları Ocağı kurulmuş, Deniz Mühendishanesi açılarak donanmanın modernleştirilmesi hedeflenmiştir. I. Abdülhamit döneminde ise İstihkâm Okulu açılarak kale ve savunma sistemleri güçlendirilmeye çalışılmıştır.


Bu askerî ıslahatların en kapsamlısı, III. Selim döneminde yapılan Nizam-ı Cedit Islahatlarıdır. 1793’te kurulan Nizam-ı Cedit Ordusu, Batı tarzında eğitilen modern bir ordu olarak Osmanlı tarihinde bir ilktir. Ancak Yeniçerilerin tepkisi nedeniyle uzun ömürlü olamamıştır.




Kültür ve Sanat Alanında Yapılan Islahatlar


18. yüzyıl Osmanlı ıslahatları sadece askerî alanla sınırlı kalmamış, özellikle Lale Devri ile birlikte kültür ve sanat alanında da yenilikler yapılmıştır. Bu dönem, Batı etkisinin günlük yaşama yansıdığı ilk dönemdir.

Tercüme heyetleri kurulmuş, Batı dillerinden özellikle bilimsel eserler Türkçeye çevrilmiştir. Bu durum, Osmanlı’nın bilgi üretiminde Batı’dan faydalanmaya başladığını göstermektedir. Şiirde Nedim, tasavvuf edebiyatında Şeyh Galip, minyatürde Levnî, 18. yüzyılın öne çıkan sanatçılarıdır.


Mimari alanda Avrupa’nın barok ve rokoko tarzları etkili olmuş; Nuruosmaniye Camii ve İshak Paşa Sarayı bu anlayışla inşa edilmiştir. Ayrıca saray mimarisinde Versay Sarayı örnek alınmış, Sadabad Sarayı bu etkiyle yapılmıştır.


Müzik alanında III. Selim’in katkıları dikkat çekicidir. Kendisi Suzidilara makamını oluşturmuş, Batı müziğine ilgi göstermiş ve sarayda opera ile konserler düzenletmiştir. Mehter müziği ise Avrupa’da Alla Turca adıyla tanınmış ve Mozart gibi bestecileri etkilemiştir.




18. Yüzyıl Islahatlarının Genel Özellikleri


18. yüzyıl Osmanlı ıslahatlarının en önemli özelliği, Batı’nın üstünlüğünün kabul edilmesidir. Bu, Osmanlı tarihinde bir zihniyet değişimini temsil eder. İlk kez toplumsal ve kültürel alanlarda ıslahat yapılmış, ancak halk ve özellikle Yeniçeriler bu yeniliklere sert tepki göstermiştir.

Islahatlar genellikle yabancı uzmanların yardımıyla yapılmış, bu durum Batı’ya olan teknik bağımlılığı artırmıştır. 17. yüzyıl ıslahatlarına göre daha bilinçli ve kalıcı adımlar atılmış olsa da, isyanlar ve iç karışıklıklar nedeniyle bu yenilikler devletin sürekli politikası haline gelememiştir.


En dikkat çekici nokta ise şudur:
Bu yüzyılda yönetim ve hukuk alanında hiçbir ıslahat yapılmamıştır. Bu durum, Osmanlı’nın sorunlara tam çözüm üretememesinin temel nedenlerinden biridir.




Yorum Gönder

0Yorumlar

Sizin Görüşünüz Bizim İçin Değerli!

Yorum Gönder (0)