Yumuşama Dönemi ve Sonrası
Soğuk Savaş'ın iki kutuplu yapısı içerisinde ABD ve SSCB arasındaki gerilimin azaltılmaya çalışıldığı Yumuşama Dönemi, bu dönemde yaşanan siyasi ve askerî gelişmeler, silahların sınırlandırılması girişimleri, bölgesel çatışmalar ve Soğuk Savaş'ın sona erme süreci.
📖 Yumuşama Dönemi ve Sonrası Çalışma Notu
Yumuşama Dönemi (Detant), Soğuk Savaş'ın iki kutuplu yapısının devam ettiği ancak ABD ile SSCB arasındaki doğrudan çatışma riskinin azaltılmaya çalışıldığı dönemdir. Özellikle 1962 Küba Füze Krizi'nin ortaya çıkardığı nükleer savaş tehlikesi, iki süper gücü daha kontrollü bir dış politika izlemeye yöneltmiştir.
Bu dönemde silahların sınırlandırılması amacıyla SALT görüşmeleri yapılmış, Helsinki süreci başlatılmış ve ABD ile SSCB arasında diplomatik temaslar artmıştır. Bununla birlikte Vietnam, Afganistan, Orta Doğu, Keşmir ve Kıbrıs gibi bölgelerde çatışmalar devam etmiş; dolayısıyla Yumuşama Dönemi Soğuk Savaş'ın sona erdiği bir dönem değil, süper güçler arasındaki gerilimin kontrollü hâle getirilmeye çalışıldığı bir dönem olmuştur.
Yumuşama Döneminin Başlaması
ABD ile SSCB arasındaki ilişkiler 1960'ların başında büyük bir gerilim yaşamıştı. Özellikle 1962 Küba Füze Krizi, iki süper gücün doğrudan bir nükleer savaşa sürüklenebileceğini göstermiştir.
Bu krizden sonra ABD ve SSCB, doğrudan çatışma ihtimalini azaltmak ve nükleer savaş tehlikesini kontrol altında tutmak amacıyla diplomatik görüşmelere daha fazla önem vermeye başladı.
Yumuşama (Detant) Nedir?
Yumuşama, ABD ile SSCB arasındaki ilişkilerin tamamen dostane hâle gelmesi değil; iki süper güç arasındaki gerginliğin azaltılması, iletişim kanallarının geliştirilmesi ve özellikle nükleer silahların kontrol altına alınmasına yönelik görüşmelerin artırılmasıdır.
Bu dönemde iki blok arasındaki rekabet devam etmiş; ancak diplomatik görüşmeler ve antlaşmalar daha fazla önem kazanmıştır.
Yumuşama Dönemi, Soğuk Savaş'ın sona ermesi anlamına gelmez. ABD ve SSCB arasındaki ideolojik ve siyasi rekabet devam etmiştir.
1962 Küba Füze Krizi → nükleer savaş tehlikesini
gösterdi.
Kriz sonrası → ABD-SSCB arasında doğrudan iletişim
ve silahların sınırlandırılması girişimleri arttı.
Yumuşama = Detant.
Dehşet Dengesi ve Nükleer Rekabet
II. Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin atom bombasına sahip olmasıyla başlayan nükleer silahlanma yarışı, SSCB'nin 1949'da atom bombası geliştirmesiyle yeni bir aşamaya geçti.
Daha sonra hidrojen bombası ve kıtalararası balistik füzeler gibi daha gelişmiş silahların geliştirilmesi, iki süper gücün birbirini tamamen yok edebilecek kapasiteye ulaşmasına neden oldu.
Dehşet Dengesi Nedir?
Dehşet Dengesi, ABD ve SSCB'nin birbirlerine karşı nükleer saldırı gerçekleştirmeleri hâlinde her iki tarafın da büyük ölçüde yok olacağını bilmesi nedeniyle doğrudan savaştan kaçınmaları durumudur.
Bu durum aynı zamanda karşılıklı yok oluş düşüncesine dayanan nükleer caydırıcılığı güçlendirmiştir.
Dehşet Dengesi → nükleer silahların oluşturduğu
karşılıklı caydırıcılık.
İki süper güç arasındaki doğrudan savaş ihtimalinin azalmasında
nükleer silahların karşılıklı yok oluş tehdidi etkili olmuştur.
Berlin Buhranı ve Küba Füze Krizi
II. Berlin Buhranı
II. Dünya Savaşı sonrasında Berlin, ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB'nin kontrolündeki bölgelere ayrılmıştı. Doğu Almanya'dan Batı'ya kaçışların artması Doğu Almanya yönetimini zor durumda bıraktı.
Bunun üzerine 13 Ağustos 1961'de Berlin Duvarı inşa edilmeye başlandı.
Berlin Duvarı, Soğuk Savaş dönemindeki iki kutuplu dünya düzeninin ve Avrupa'nın bölünmüşlüğünün en önemli sembollerinden biri hâline geldi.
Küba Füze Krizi (1962)
1959 Küba Devrimi sonrasında Fidel Castro yönetimindeki Küba, Sovyetler Birliği ile yakın ilişkiler kurdu.
SSCB'nin Küba'ya nükleer füze yerleştirmeye başlaması üzerine ABD ile SSCB arasında 1962 Küba Füze Krizi ortaya çıktı.
ABD Başkanı John F. Kennedy, Küba çevresinde deniz ablukası uyguladı. Dünya nükleer savaş tehlikesinin eşiğine geldi.
Sovyetler Birliği'nin Küba'daki füzeleri geri çekmeyi kabul etmesiyle kriz sona erdi.
Krizden sonra iki süper güç arasında doğrudan iletişim kurulmasını kolaylaştırmak amacıyla Washington-Moskova doğrudan iletişim hattı oluşturuldu.
Küba Füze Krizi, Soğuk Savaş'ın nükleer savaş tehlikesinin en yüksek seviyeye çıktığı krizlerden biridir.
1959 → Küba Devrimi.
1961 → Berlin Duvarı.
1962 → Küba Füze Krizi.
Küba Krizi sonrası → doğrudan iletişim hattı ve
silahların sınırlandırılması girişimleri.
Vietnam Savaşı
II. Dünya Savaşı sonrasında Vietnam'da Fransa'ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin ardından ülke Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam olarak ikiye ayrıldı.
Kuzey Vietnam Sovyetler Birliği ve Çin tarafından desteklenirken, Güney Vietnam ABD tarafından desteklendi.
ABD'nin Vietnam'a Müdahalesi
ABD, Güney Vietnam yönetimini desteklemek amacıyla bölgeye giderek daha fazla asker gönderdi. 1960'ların ortalarında Amerikan askerî müdahalesi yoğunlaştı.
Vietnam'daki savaş, ABD açısından uzun ve maliyetli bir mücadeleye dönüştü. ABD kamuoyunda savaşa karşı büyük tepkiler oluştu.
Vietnam Savaşı'nın Sonuçları
ABD, 1970'li yıllarda Vietnam'dan askerlerini çekmeye başladı. 1975'te Saigon'un Kuzey Vietnam kuvvetlerinin eline geçmesiyle savaş sona erdi ve Vietnam komünist yönetim altında birleşti.
Vietnam Savaşı, Soğuk Savaş'ın önemli vekâlet savaşlarından biri olarak kabul edilir.
Kuzey Vietnam → SSCB ve Çin desteği.
Güney Vietnam → ABD desteği.
1975 → Vietnam birleşti.
Vietnam → Soğuk Savaş'ın önemli vekâlet savaşlarından
biri.
Nixon Doktrini
Vietnam Savaşı'nın ABD üzerinde oluşturduğu ekonomik, askerî ve siyasi yük nedeniyle ABD, 1960'ların sonlarından itibaren dış politikasında değişikliğe gitmeye başladı.
ABD Başkanı Richard Nixon tarafından ortaya konulan Nixon Doktrini, ABD'nin müttefiklerine ekonomik ve askerî destek sağlamaya devam ederken doğrudan askerî müdahaleyi mümkün olduğunca azaltmasını öngörüyordu.
Nixon ve Çin
Nixon yönetimi, Sovyetler Birliği'ne karşı Çin ile ilişkileri geliştirme yoluna gitti. 1972'de Nixon'ın Çin'i ziyaret etmesi, ABD-Çin ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası oldu.
Aynı dönemde ABD ile SSCB arasında da diplomatik temaslar ve silahların sınırlandırılması görüşmeleri yoğunlaştı.
Nixon Doktrini → müttefiklere destek, ABD askerî
müdahalesinin azaltılması.
1972 → Nixon Çin'i ziyaret etti.
SALT Görüşmeleri ve Silahların Sınırlandırılması
ABD ile SSCB arasındaki nükleer silahlanma yarışının dünya güvenliğini tehdit etmesi üzerine iki ülke stratejik silahların sınırlandırılması amacıyla görüşmelere başladı.
SALT-I (1972)
SALT-I görüşmeleri sonucunda 1972'de stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik anlaşmalar yapıldı.
Aynı yıl imzalanan Anti-Balistik Füze (ABM) Antlaşması ile füze savunma sistemlerinin sınırlandırılması hedeflendi.
SALT-II (1979)
ABD ve SSCB arasında stratejik nükleer silahların sınırlandırılması konusunda SALT-II 1979'da imzalandı.
Ancak SSCB'nin 1979'da Afganistan'ı işgal etmesi ABD-SSCB ilişkilerinin yeniden gerilmesine neden oldu ve SALT-II anlaşmasının onaylanma süreci sorunlu hâle geldi.
Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması
NPT, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımını desteklemek amacıyla 1968'de imzaya açıldı ve 1970'te yürürlüğe girdi.
SALT görüşmeleri silahların tamamen ortadan kaldırılmasını değil, stratejik silahların sınırlandırılmasını ve kontrolünü hedeflemiştir.
1968 → NPT.
1972 → SALT-I ve ABM.
1979 → SALT-II.
1979 → SSCB'nin Afganistan'ı işgali → ABD-SSCB
ilişkilerinde yeniden gerilim.
Helsinki Süreci ve Bağlantısızlar Hareketi
Helsinki Nihai Senedi (1975)
Avrupa'da güvenlik, iş birliği ve devletler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla yürütülen Helsinki süreci sonucunda 1975 Helsinki Nihai Senedi kabul edildi.
Helsinki Nihai Senedi'nde devletlerin egemenliği, sınırların dokunulmazlığı, toprak bütünlüğü, insan hakları ve temel özgürlükler gibi konular ele alındı.
Bağlantısızlar Hareketi
II. Dünya Savaşı sonrasında bağımsızlığını kazanan Asya ve Afrika ülkeleri, ABD ve SSCB öncülüğündeki blokların dışında kalmaya yönelik bir politika geliştirdi.
1955 Bandung Konferansı, Asya ve Afrika ülkelerinin dayanışması açısından önemli bir aşama oldu.
1961 Belgrad Konferansı ile Bağlantısızlar Hareketi kurumsal bir nitelik kazandı.
Bağlantısızlık, bu ülkelerin hiçbir uluslararası meselede ABD veya SSCB ile ilişki kurmayacağı anlamına gelmez. Temel amaç, iki süper gücün oluşturduğu bloklardan bağımsız bir dış politika izleyebilmekti.
1955 → Bandung Konferansı.
1961 → Belgrad Konferansı ve Bağlantısızlar
Hareketi.
1975 → Helsinki Nihai Senedi.
Ortadoğu ve Arap-İsrail Savaşları
Soğuk Savaş döneminde Ortadoğu, ABD ve SSCB'nin nüfuz mücadelesi yürüttüğü önemli bölgelerden biri oldu. Arap-İsrail savaşları, petrol kaynakları ve bölgedeki siyasi gelişmeler büyük güçlerin bölgeye ilgisini artırdı.
Altı Gün Savaşı (1967)
İsrail ile Mısır, Suriye ve Ürdün arasında 1967'de yaşanan Altı Gün Savaşı sonucunda İsrail önemli toprak kazanımları elde etti.
Yom Kippur Savaşı (1973)
Mısır ve Suriye'nin İsrail'e saldırmasıyla başlayan 1973 Arap-İsrail Savaşı, petrolün uluslararası siyasette bir baskı aracı olarak kullanılmasına da zemin hazırladı.
1973 Petrol Krizi
Arap petrol üreticisi ülkelerin Batılı devletlere yönelik petrol ambargosu uygulaması sonucunda petrol fiyatları büyük ölçüde yükseldi.
Bu gelişme özellikle Batı Avrupa, ABD ve Japonya ekonomilerini etkiledi ve dünya ekonomisinde ciddi sorunlara yol açtı.
1967 → Altı Gün Savaşı.
1973 → Yom Kippur Savaşı.
1973 → Petrol Krizi.
İran İslam Devrimi, İran-Irak Savaşı ve Afganistan
İran İslam Devrimi (1979)
İran'da Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı gelişen muhalefet sonucunda 1979 İran İslam Devrimi gerçekleşti.
Ayetullah Humeyni liderliğinde gerçekleşen devrim sonucunda İran'da İslam Cumhuriyeti kuruldu.
İran'ın ABD ile ilişkileri büyük ölçüde bozuldu ve İran, Ortadoğu'daki dengelerde önemli bir aktör hâline geldi.
İran-Irak Savaşı (1980-1988)
1980'de Irak'ın İran'a saldırmasıyla başlayan savaş sekiz yıl sürdü.
Savaş 1988'de ateşkesle sona erdi. Her iki ülke de büyük ekonomik ve insan kayıpları yaşadı.
SSCB'nin Afganistan'ı İşgali (1979)
Sovyetler Birliği, Afganistan'daki komünist yönetimi desteklemek amacıyla Aralık 1979'da Afganistan'a asker gönderdi.
Afganistan'daki mücahit gruplar SSCB'ye karşı mücadele etti. ABD, Pakistan ve bazı diğer ülkeler Afganistan'daki Sovyet karşıtı güçlere destek verdi.
Sovyetler Birliği uzun süren savaşın ardından 1989'da Afganistan'dan çekildi.
SSCB'nin Afganistan'ı işgali, Yumuşama Dönemi'nin sona ermesi ve ABD-SSCB ilişkilerinin yeniden gerilmesi açısından önemli gelişmelerden biridir.
1979 → İran İslam Devrimi.
1979 → SSCB Afganistan'ı işgal etti.
1980-1988 → İran-Irak Savaşı.
1989 → SSCB Afganistan'dan çekildi.
Yumuşama Döneminde Türkiye'nin Dış Politikası
Türkiye, Soğuk Savaş'ın büyük bölümünde Batı Bloku içerisinde yer aldı ve NATO üyeliğini dış politikasının temel unsurlarından biri olarak gördü. Bununla birlikte 1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'nin dış politikasında ABD ile ilişkilerde zaman zaman sorunlar yaşanmaya başladı.
Johnson Mektubu (1964)
Kıbrıs'taki gelişmeler üzerine Türkiye'nin müdahale ihtimalinin gündeme gelmesi sonrasında ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Başbakan İsmet İnönü'ye bir mektup gönderdi.
Johnson Mektubu, ABD'nin Türkiye'nin Kıbrıs'a yönelik müdahalesine karşı çıkması ve Türkiye-ABD ilişkilerinde ciddi bir kırılma oluşturması bakımından önemlidir.
Türkiye'nin SSCB ile İlişkileri
ABD ile yaşanan sorunlar Türkiye'nin Sovyetler Birliği ile ilişkilerini tamamen değiştirmemiş; ancak Türkiye farklı ekonomik ve diplomatik seçeneklere yönelmeye başlamıştır.
Kıbrıs Meselesi
Kıbrıs sorunu 1960'lı ve 1970'li yıllarda Türkiye'nin dış politikasındaki en önemli konulardan biri hâline geldi.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye'nin Kıbrıs politikasında dönüm noktası oldu.
ABD'nin Türkiye'ye Silah Ambargosu
Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD, Türkiye'ye yönelik silah ambargosu uyguladı. Bu gelişme Türkiye-ABD ilişkilerinin daha da gerilmesine neden oldu.
24 Ocak 1980 Kararları
Türkiye'de 1980 yılında uygulamaya konulan 24 Ocak Kararları, ekonomide devletin ağırlığını azaltmayı, ihracata dayalı büyümeyi ve serbest piyasa mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlayan önemli ekonomik düzenlemelerdi.
1964 → Johnson Mektubu.
1974 → Kıbrıs Barış Harekâtı.
1975 → ABD'nin Türkiye'ye silah ambargosu.
1980 → 24 Ocak Kararları.
Brejnev Doktrini ve Doğu Bloku
SSCB, Doğu Avrupa'daki sosyalist yönetimlerin Sovyet sisteminden uzaklaşmasını engellemek amacıyla müdahaleci bir politika izledi.
Prag Baharı (1968)
Çekoslovakya'da Alexander Dubček liderliğinde siyasi ve ekonomik reformlar yapılmak istendi.
Bu reform hareketi Prag Baharı olarak adlandırıldı. SSCB ve Varşova Paktı kuvvetleri 1968'de Çekoslovakya'ya müdahale ederek hareketi bastırdı.
Brejnev Doktrini
Bu gelişmelerin ardından Sovyetler Birliği, sosyalist ülkelerden birinin sosyalist sistemden uzaklaşmasının bütün sosyalist sistemi tehdit edeceği anlayışını savundu.
Bu anlayış Brejnev Doktrini olarak bilinir.
Prag Baharı → 1968.
Brejnev Doktrini → SSCB'nin sosyalist blok üzerindeki
denetimini koruma ve gerektiğinde müdahale etme anlayışı.
Soğuk Savaşın Sona Ermesi
1980'li yıllarda Sovyetler Birliği ekonomik sorunlarla, teknolojik gerilikle, askerî harcamaların oluşturduğu yükle ve Doğu Avrupa'daki siyasi sorunlarla karşı karşıya kaldı.
Gorbaçov Dönemi
Mihail Gorbaçov 1985'te Sovyetler Birliği'nin lideri oldu. Ülkenin ekonomik ve siyasi sorunlarını çözmek amacıyla iki önemli politika uygulamaya başladı:
Glasnost: Açıklık ve siyasi şeffaflığın artırılması.
Perestroyka: Ekonomik ve siyasi sistemin yeniden yapılandırılması.
Berlin Duvarı'nın Yıkılması
Doğu Avrupa'daki komünist yönetimlerin çözülmesiyle 9 Kasım 1989'da Berlin Duvarı'nın geçişlere açılması Avrupa'daki iki kutuplu düzenin çözülmesinin sembolü hâline geldi.
Almanya'nın Birleşmesi
3 Ekim 1990'da Doğu ve Batı Almanya birleşti. Böylece II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan Almanya'nın bölünmüşlüğü sona erdi.
Varşova Paktı'nın Dağılması
Doğu Avrupa'daki komünist rejimlerin çözülmesinin ardından Varşova Paktı 1 Temmuz 1991'de resmen dağıldı.
SSCB'nin Dağılması
Sovyetler Birliği'ndeki ekonomik ve siyasi sorunların yanı sıra birlik içerisindeki milliyetçi hareketler de güç kazandı.
25 Aralık 1991'de Gorbaçov görevinden istifa etti. 26 Aralık 1991'de SSCB resmen dağıldı.
SSCB'nin dağılmasıyla II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan iki kutuplu dünya düzeni sona erdi.
Soğuk Savaşın sona ermesi tek bir olayla açıklanamaz. Gorbaçov'un reformları, Doğu Avrupa'daki komünist rejimlerin çözülmesi, Berlin Duvarı'nın yıkılması, Almanya'nın birleşmesi, Varşova Paktı'nın dağılması ve SSCB'nin dağılması birbirini tamamlayan gelişmelerdir.
1985 → Gorbaçov.
Glasnost → açıklık.
Perestroyka → yeniden yapılanma.
1989 → Berlin Duvarı'nın yıkılması.
1990 → Almanya'nın birleşmesi.
1991 → Varşova Paktı'nın dağılması.
1991 → SSCB'nin dağılması.
Çalışma Notunu PDF Olarak İndir
Yumuşama Dönemi ve Sonrası çalışma notunu A4 yazdırma düzenine uygun PDF dosyası olarak bilgisayarınıza veya telefonunuza indirebilirsiniz.
Yumuşama Dönemi ve Sonrası: ÖSYM'nin Dikkat Ettiği Noktalar
Yumuşama Dönemi sorularında özellikle ABD ve SSCB arasındaki gerilimin azaltılması, nükleer silahların sınırlandırılması, SALT görüşmeleri, Helsinki Nihai Senedi ve dönemin önemli bölgesel çatışmaları üzerinde durulabilir.
Yumuşama = Soğuk Savaş'ın sona ermesi değildir. Bu ayrım sınavlarda özellikle önemlidir. Yumuşama Dönemi'nde iki süper güç arasındaki rekabet devam etmiş; ancak doğrudan savaş ihtimalini azaltmaya yönelik diplomatik girişimler artmıştır.
SALT-I, SALT-II ve NPT birbirinden ayrılmalıdır. SALT görüşmeleri stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik görüşmelerdir. NPT ise nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik uluslararası antlaşmadır.
Küba Füze Krizi, Berlin Duvarı, Vietnam Savaşı, Afganistan'ın Sovyetler tarafından işgali ve Prag Baharı gibi gelişmeler Soğuk Savaş'ın farklı aşamalarını anlamak açısından önemlidir.
Türkiye açısından ise Johnson Mektubu, Kıbrıs Barış Harekâtı, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı silah ambargosu ve 24 Ocak Kararları özellikle bilinmelidir.
Konunun son bölümünde Gorbaçov, Glasnost, Perestroyka, Berlin Duvarı'nın yıkılması, Almanya'nın birleşmesi, Varşova Paktı'nın dağılması ve SSCB'nin dağılması arasındaki neden-sonuç ilişkisine dikkat edilmelidir.
1955 → Bandung Konferansı
1961 → Berlin Duvarı
1961 → Bağlantısızlar Hareketi
1962 → Küba Füze Krizi
1964 → Johnson Mektubu
1967 → Altı Gün Savaşı
1968 → NPT / Prag Baharı
1972 → SALT-I / Nixon'ın Çin ziyareti
1973 → Yom Kippur Savaşı / Petrol Krizi
1974 → Kıbrıs Barış Harekâtı
1975 → Helsinki Nihai Senedi
1975 → ABD'nin Türkiye'ye silah ambargosu
1979 → SALT-II / İran İslam Devrimi / SSCB'nin Afganistan'ı işgali
1980 → 24 Ocak Kararları / İran-Irak Savaşı
1985 → Gorbaçov
1989 → Berlin Duvarı'nın yıkılması / Sovyetlerin Afganistan'dan çekilmesi
1990 → Almanya'nın birleşmesi
1991 → Varşova Paktı'nın dağılması / SSCB'nin dağılması
📌 Konuyu Böyle Tekrar Et!
Yumuşama Dönemi'ni çalışırken yalnızca antlaşmaları ve tarihleri ezberlemek yerine gelişmeler arasındaki bağlantıyı kurmaya çalışın. Küba Füze Krizi → nükleer savaş tehlikesi → iletişim ve silahların sınırlandırılması → Yumuşama bağlantısı konunun temel mantığını oluşturur.
Diğer taraftan Vietnam Savaşı, Ortadoğu krizleri, Afganistan ve İran-Irak Savaşı gibi gelişmeler, Yumuşama Dönemi'nde dünya üzerindeki bölgesel çatışmaların devam ettiğini gösterir.
Konunun sonunu ise Gorbaçov → Glasnost ve Perestroyka → Doğu Avrupa'da komünist rejimlerin çözülmesi → Berlin Duvarı'nın yıkılması → Almanya'nın birleşmesi → Varşova Paktı'nın dağılması → SSCB'nin dağılması şeklinde bir neden-sonuç zinciri olarak tekrar etmek konunun bütününü anlamayı kolaylaştırır.
Daha fazla tarih çalışma notu, sınav hazırlık içerikleri ve düzenli tarih kaynakları için tarihdefterim.net'i takip etmeyi unutmayın.
.png)
Sizin Görüşünüz Bizim İçin Değerli!